Hane-i Saadet her cuma saat 14’de Radyo Ses’de

"Ey îman edenler! Kendinizi ve ev halkınızı cehennemden sakındırınız". (Tahrim, 6)
7463

Zeynep Bayraktar Horuz’un hazırlayıp sunduğu Hane-i Saadet her cuma saat 14’de Radyo Ses’de..

Hz Ademden buyana dünyanın en eski hikayesi evlilik, dünya ve ahiret saadetinin en ulvi müessesesi aile o huzurlu olursa, huzura kavuşuyor dünya; işte o zaman insan da sükûna kavuşuyor.
“Kendileri ile sükun bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” (Rum suresi, 21. Ayet)
Eş sükûn bulsun diye, eşi ona sükûn olsun diye, yaratılanlar huzura kavuşsun diye kurulan bir yuva topluma huzur ve sükûn olmaz mı? Bir tebessüm sarıyor yüzümüzü bir huzur kaplıyor içimizi.
İşte buradan bakabilirsek eğer o hane- i saadete, yeniden bir daha okursak ayetleri bize bugün inmiş gibi, dahası rabbimizden bize ayetle inmiş bir emanet olarak bakarsak eşlerimize huzura kavuşur hanelerimiz. Kadın kocasına emanet, emanete sahip çık diyor rabbimiz incitme onu sakın incitme, sükûn olursan sükûn bulursun ,sen velisin o halde o emaneti incitmeden kırmadan ulaştırmalı rabbine. Erkek emanet kadına huzura kavuşmak istiyorsan sükûna kavuştur eşini diyor rabbimiz muhabbetli ol yüzünden tebessüm kalbinden sevgi ve merhamet eksik olmasın anasın sen müjdelisin peygamberden, ama nasıl?
Ve eşler arasına sevgi ve merhamet lütfeden rabbimiz.. Sükun verebilmek için seven ve merhamet duyan kadını yaratan rabbimiz. Sükun duyabilmek için seven ve merhamet duyan erkeği yaratan rabbimiz. Bizi imtihan için gönderdiği yeryüzünde elbette ki çeşitli imtihanlarla sınar ancak eşler ben olmayı bırakıp biz olabilirlerse.. Geçebilirler belki bu imtihandan. Biz olmak zamanı, sevgiyi, yardımı, huzuru, gözyaşını evladı ve diğerlerini birlikte yaşamak el ele tutuşup aynı yönde yürümekle olur.
Evet biz şu sayılı ömürde imtihandayız diyoruz, ama bu imtihanların diğerlerinden farkı cevaplarında elimizde olduğu bir imtihan bu, yeter ki biz doğru cevapları bulup yaşaya bilelim. Rabbimizin kudretinden bir delil olan evlilik hayatını kuran ve sünnete uyarak yaşaya bilirsek işte o zaman kurtuluşa erenlerden olup altlarından ırmaklar akan cennet bahçelerinde el ele tutuşup geze biliriz eşlerimizle, dünyayı ve ahireti cennete çevirmenin tek yolu bu. Ve Düşünenler için, hayatın içinden, evimizden ibretler nasip eden rabbimiz en yakınından Ailenden, eşin ve çocuklarından başla ‘Ey oğlum, namazı dosdoğru kıl, marufu emret, münkirden sakındır ve sana isabet eden (musibetler)e karşı sabret. Çünkü bunlar, azmedilmesi gereken işlerdendir. (Lokman 17) diyor. Kalk ve uyar.
Nisa suresi 19. Ayet hatırlatarak bitirelim “ ..ve onlarla iyi geçinin! fakat onlardan hoşlanmazsanız artık(sabrediniz),olur ki bir şey hoşunuza gitmez de Allah, onda bir çok hayır takdir etmiş bulunur“
Huzur dolu yuvalar istiyorsanız diyor rahman huzur için gayret edin kuran rehberiniz Hz. Muhammed Mustafa’nın hane i saadetleri örneğiniz olsun ki; evleriniz cennet bahçelerinden bir bahçe olsun..

BESMELE ÇEKİP YENİDEN BAŞLAMAK
Bağdat’ta Ağustos sıcağı ortalığı yakıp kavurmaktaydı. Herkes, serinleyeceği gölge bir yer, ferahlatacak bir rüzgâr arıyordu. Çarşı-pazar kurulmuş, alışveriş başlamıştı. Bu arada bir adam, yüksek dağların mağaralarından getirdiği buzları satıyordu. Buz kalıpları eriyip ziyan olmadan bir an önce onları satmalıydı. Öğle sıcağı bastırınca buzlar yavaş yavaş erimeye başladı tek sermayesi olan buzlarının gözü önünde eridiğini görmek, adamın içini de eritiyordu. Erimenin hızlanmasıyla içi yanan adam şöyle bağırmaya başladı: “Sermayesi sürekli tükenen bu fakirden buz alan yok mu?” O sırada talebeleriyle oradan geçmekte olan büyük veli Cüneyd-i Bağdadî bu sözleri duyunca birden durdu ve olduğu yere çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. Talebeler telaşlandılar ve “Ne oldu hocam?” diye sordular. Cüneyd-i Bağdadî, “Şu adamın söylediklerine dikkat edin!” diyerek, buz satıcısının tarafına baktı. Adam, sürekli bağırıyordu: “Sermayesi tükenen buzcudan alışveriş yapan yok mu?” Büyük veli şunları söyledi talebelerine: “Bu sözler beni sarstı. Eriyenin sadece buzlar değil, aynı zamanda ömrüm olduğunu fark ettim”
Sermayesi eriyen adam gibi bizlerinde ömür sermayesi eriyip gidiyor günlerimiz güz yaprakları gibi dökülüyor bir bir, nereye bu gidiş diye soruyor rabbimiz nereye bu gidiş şu kısacık dünya hayatında ömrünü nasıl ve nerede tüketiyorsun. Zaman o kadar kıymetli ki sonraki nefese garantimiz yok, sevdiklerimiz bir bir giderken dünyadan ne götürdü ki yanında salih amelinden başka
Ve yemin ediyor zamana Rahman;
Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyan içindedir. Bundan ancak iman edip iyi ameller işleyenler, birbirlerine hakkı tavsiye edenler ve sabrı tavsiye edenler müstesnadır. (Asr 1-3)
Asr’a yemin ediyor Rahman zamanı ziyan etme diyor ve sonra kurtuluş reçetesini veriyor elimize, önce iman et, ama öyle bir iman olsun ki bu hayatın her safhası o iman şuuruyla yaşansın, Hz. Muhammed rehberin olsun her sözü düsturun olsun, hayatı hayatın olsun, ötesi tüm yaşantın doğruluk olsun hak için yaşamak şiarın olsun “ inandım de ve dosdoğru ol” diyordu gönüller sultanı.
Kurtuluşa ermenin sırrının iman etmekten sonra salih amel işlemek olduğunu söylüyor Rahman. iman edip salih amel işleyenler kurtuluşa erenlerdir. Nedir salih amel? Salih amel tüm beşer için, önce kendin, ailen, eşin, çoluk çocuğun, komşun dost ve arkadaşların ve yaşadığın toplumun iyilik huzuru ve saadeti için çalış çabala çırpın Allah’ın rızasını kazandıracak amel de bulun zaman akıp gitmeden ömür sermayesi tükenmeden rabbin rızasını kazan.
Asra yemin olsun ki insan gerçekten ziyandadır diyor Rahman öyleyse; ziyan etmeden yaşamalı zamanı elimizden akıp gitmeden, günlerin hakkını vermeli, her yeni güne yeniden başlamalı insan besmeleyle, bugün Allah için ne yaptın? Sorusuna muhatap olacağını bilip, bugün Allah için ne yapabilirim diye sormalı, her nimeti bir şükür bilip şu dünya denen alemde; niçin varım? Neden yaratıldım? Bana yüklenen misyonun neresindeyim? Varlıklar içinde yaratılmışların en üstünü olan ben nasıl yaşamalıyım? Sorularına muhatap etmeli kendini.

Rahman kurtuluş reçetesini vermeye devam ediyor. Hakkı tavsiye et hakkı; Rahmanın ayetlerini tavsiye et yaşama rehberin kuran ve sünnet olsun diyor.
Sabrı tavsiye et, cennetin anahtarı sabır, sayısız imtihanların içinde karşılaştığın her zorluk ta sabret, Yunusu (as) balığın karnından çıkaranı Nuh’u (as) tufandan kurtaranı İsmail’e (as) koç göndereni Hz. Muhammedi peygamberlikle müjdeleyeni düşün . “ Biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğiz. Müjdele o sabredenleri! “(Bakara 155). Sabredenler kazandı.
Saniye saniye, dakika dakika ömür buzumuz eriyor, hissedebiliyor musunuz? Sahip olduğunuz en değerli sermaye ömürdür. O halde ömür sermayesi elimizden gitmeden anlık zevk ve sefaya dalmadan hayatın keşmekeşleri içinde savrulmadan nereye bu gidiş çağrısına kulak verip yeniden bir besmele çekip ömür sermayesini dünya için değil ahiret için tüketmeye gayret edelim.

PROGRAMLAR
No Comment

Leave a Reply

*

*

İlginizi Çekebilir